1846 – Neptün’ün Keşfi
- biricikezobulbul
- 7 Ara 2025
- 1 dakikada okunur

1846’da Neptün’ün keşfi, astronomi tarihinde görülmemiş bir olayın yaşanmasına neden oldu: Bir gezegen ilk kez gözle görülmeden, yalnızca matematiksel hesaplamalarla bulunmuştu. Uranüs’ün yörüngesindeki küçük ama ısrarcı sapmalar, bilinen gezegenlerin kütleçekimiyle açıklanamıyordu. Bu durum, gökbilimcileri görünmeyen başka bir dev gezegenin var olduğu fikrine yöneltti. İngiliz matematikçi John Couch Adams ve Fransız astronom Urbain Le Verrier, birbirlerinden habersiz şekilde Uranüs’ün yörüngesini analiz ederek bu bilinmeyen gezegenin yerini hesapladılar.
Le Verrier’in hesaplamaları Berlin Gözlemevi’ne ulaştığında, Johann Galle ve Heinrich d’Arrest teleskobu o bölgeye çevirdi — ve gezegen tam da hesaplanan konumdaydı. Bu, matematiksel öngörünün gücünün çarpıcı bir kanıtıydı. Güneş Sistemi’nin düzeni artık yalnızca gözlemle değil, fizik yasalarıyla da şekillenebilir hâle gelmişti.
Neptün’ün keşfi, Newtonculuğun geçerliliğini bir kez daha gösterdi; çünkü gezegen tamamen kütleçekim yasalarının öngördüğü şekilde hareket ediyordu. Ayrıca bu keşif, gök mekaniğinin ne kadar güçlü bir araç olduğunu ortaya koyarak 19. yüzyılda astronominin matematiksel bir bilim hâline gelmesinde kritik rol oynadı. Neptün’ün keşfi yalnızca yeni bir gezegenin bulunması değil, “evrenin matematikle okunabilir bir düzeni olduğu” fikrinin büyük bir zaferiydi.



Yorumlar